PROJELER

  • proje-6

    Proje 6

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    devamını gör
  • proje-5

    Proje 5

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    devamını gör
  • proje-4

    Proje 4

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    devamını gör
  • proje-3

    Proje 3

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    devamını gör
  • proje-2

    Proje 2

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    devamını gör
  • proje-1

    Proje 1

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.

    devamını gör

GÜNCEL HABERLER

TÜMÜNÜ GÖR
Uyuşturucu'nun Etkileri ve Bazı Çözüm Metodları
13.7.2018 17:02:56

Uyuşturucu insan beynini direk olarak etkileyip,zamanla beyin aşınmalarına,unutkanlık,motivasyon kaybı ve en önemlisi İman eksikliği gibi zararlı etkilere sahip.
Sosyal anlamda ise Ailesini üzmekte,çoçuk gibi hareketler,özgüven eksikliği,içine kapanma ve anti-sosyalliğe mail vermekte.
Uyuşturucu bu yüzyılın en büyük projelerinden bir tanesidir.
Bir Ülkeyi devre dışı bırakmak istiyorsan gençlerini yok edeceksin. Bunu baz alarak hareket eden küreselciler her geçen gün gençlerimiz bu ölüm çukuruna atmaktalar. 
Anlayacağınız aşama aşama uyuşturucunun dozu artırılıp fiyatını da düşürerek gençlerimizi uyuşturucuyla buluşturuyorlar.
Ahlak,Vicdan,Düşünme,İman Eksikliği,İtaat ve Allah Korkusunu içimizden çıkarıp atan maddeleri kullandıkça İnsanlıktan çıkıp köleleştiriliyoruz,zombileştiriliyoruz.
En son mersinde bir vatandaşımız kendinden geçmiş resmen zombileşmiştir.
Uzun zamandır bu konuyu detaylıca araştırıyorum.
Çözüm metodu olarak şunları söyleyebilirim.
1-) Olayın önemini anlamak ve gereğini yapmak için Devletin,Stk'ların ve diğer sosyal kuruluşların mutlak suretle bu duruma el atması lazım. 
2-) İçenleri tespit etmek,tespit yapıldıktan sonra Aileleriyle irtibata geçerek içici olanlara aileleri ile birlikte manevi destek vermek,eğitmek,gerekirse Tıbbi Destek vererek hem uyuşturucudan hemde çevresinden unutana kadar uzak tutmak.
3-) Ülkemizde bulunan bütün limanlara,bütün geçiş noktalarına uyuşturucu tespit etme cihazları yada uyuşturucu bulan özel Köpekler yerleştirmek. 
4-) Uyuşturucu satışı yapanları Terör listesine dahil ederek bir Terörist gibi yargılanmasını sağlamak.
Durumun önemini anlamayanlar için şu bilgileri vermekte fayda var:
Türkiye'de Uyuşturucudan Ciddi Anlamda Zarar Gören Kişi sayısı 65 MİLYON
Ben bu tür durumlara kayıtsız kalamıyorum,bugün senin başına gelen yarın benim başıma gelebilir. Sen kullanmıyorsan kardeşin kullaniyor olabilir,kardeşin kullanmıyorsa çocuğun kullanıyor olabilir,Bugün Ailenden kimse kullanmıyorsa,etkilenmiyorsa yarın kullanabilir,sende kötü bir şekilde etkilenebilirsin. Bundan dolayı "BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YIL YAŞASIN" kafasında olmak yarın senin'de başına gelecektir anlamına gelir. 

Uyuşturucu ile kafası uyuşturulan bir gençlik değil,Üreten bir gençlik istiyoruz

                                              Gökhan Alagöz

Yalan mı?
24.5.2018 23:48:21

Hiçbir partiye düşmanlığımız yok ancak yapılan bir yanlış varsa bunu söylemek hakkımızdır.
Eleştirilecek noktalar varsa eleştiririz bundan daha doğal ne olabilirki.
-Ekonomi kötü durumda yalan mı?
-Özelleştirmeler ülkenin geleceğini risk altına alıyor yalan mı?
Eğitim Çökmüş durumda yalan mı?
-Torpil almış başını gidiyor yalan mı?
-Adaletsizlik almış başını gidiyor yalan mı?
-Mavi marmara antlaşmasında,İsrail'in başkentini kudüs olarak kabul eden siz değil misiniz yalan mı?
-Pkk ile anlaşıp Çözüm süreci adı altında onları meşru kıldığınız yalan mı?
-Fetö'ye en büyük desteği veren sizdiniz yalan mı?
-Erbakan hocaya ihanet eden siz değilmisiniz yalan mı?
-Erbakan hoca yaşıyorken başka parti kurmadınızmı yalan mı?
-Erbakan hocanın ifadesiyle,Akp'yi siyonizm kurmuştur demesi yalan mı?
-Kendi adamlarınızı zengin ettiğiniz yalan mı?
-Faiz dünya gerçeğidir dediğiniz yalan mı?
-Zinayı suç olmaktan çıkardığınız yalan mı?
-Irak-Abd savaşında İncirlikten kalkan uçakların,Irakı bombalaması yalan mı?
-Yahudi üstün madalyası aldığın yalan mı?
-Yahudi üstün madalyasını geri iade etmem demen yalan mı?
-Size biat etmeyenleri cezaevine attığınız yalan mı?
-Bu ülkeyi ve Milleti korku ile yönettiğiniz yalan mı?
-Seçimden önce verdiğiniz rüşvetler yalan mı?
-Ergenekoncuları içeri aldınız sonra yanıldık diyip dışarı çıkardığınız yalan mı?
-Fetö ile nikah yapıp sonra menfaatler çakışında,birbirinize girdiğiniz yalan mı?
-Chp üzerinden siyaset yaptığınız yalan mı?
-Pkk üzerinden siyaset yaptığınız yalan mı?

Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu FOX TV'de
24.5.2018 00:45:48

FOX TV'de yayınlanan "Liderler FOX'ta' programının bu haftaki konuğu Saadet Partisi Lideri ve Cumhurbaşkanı Adayı Temel Karamollaoğlu oldu. Karamollaoğlu konuşmasında '24 Haziran seçimi birinci tur için kesin bir şey söyleyemem. İkinci turda Erdoğan beni istemez. Ben olursam ben seçilirim çünkü.Sol kesimi çok farklı algıladık bu zamana kadar. Solcular bize oy verir.' dedi.
Saadet Partisi Lideri ve Cumhurbaşkanı Adayı Temel Karamollaoğlu FOX TV'de yayınlanan "Liderler FOX'ta" programında Fatih Portakal'ın konuğu oluyor. İşte Temel Karamollaoğlu'nun konuşmalarından satırbaşları:

"HÜKÜMET BATIDAN DAHA KAPİTALİST"

"AK Parti iktidarı hiçbir zaman kabahati kendilerinde bulmuyorlar. Hakikaten Türkiye etkileri çok büyük olacak bir sıkıntıya girdi. Bu, bugünkü iktidarın bir sonucu. Ben hükümetin farklı bir kapitalist bir anlayışa sahip olduğunu düşünüyorum. Batıdan daha kapitalist. Sümerbank Bankası'nı nostaljik olsun bile derim. Özelleştirilmesi neticelenmemiş tüm tesislerin satışlarını durduracağız. Hazine garantisi olacak değil. Bu dışarıdan ekstradan bir kaynak temin edilmiş olması demektir. (Erdoğan'ın açıklamalarına ilişkin) Bugünkü politikaları devam ettirme konusunda kararlı hükümet.

"BORÇLARI ÖDEMEZLERSE YAPTIRIMLARLA KARŞI KARŞIYA KALIRLAR"

Bizim Tarım Bakanımız tarıma önem vermiyor. Hükümetler borçlarını ödemediği zaman başka yaptırımlarla karşı karşıya kalır. Siyasi taviz isterler. Hangi tavizi isterler ben bu konuya girmek istemem. Türkiye, Ortadoğu'da ciddi bir saldırı ile karşı karşıya.

"AK PARTİ'NİN BEKA SORUNU VAR"

Güvensizlikten dolayı para yatırmıyorlar. Sahada adalet ve uluslararası kurallara uyacaklarını söylüyorlardı. AK Parti'nin beka sorunu var. Ülkeye kimse gelmez, güven yok. Güven çok kapsamlı bir anlayış. Adalet bir ülkede işin temelinde yatar. Adalet yoksa parası olan insanlar size parasını yatırmak istemez. Risk barındırır."

Arap ülkelerinde petrol var. O yüzden yatırım yapıyorlar. Batı başının en büyük belası olarak Çin'i görürüz.

SEÇİM VAATLERİ

Adil düzenden hiç vazgeçmedik Peşinen kimseye rüşvet dağıtmıyorum. 3 sene içinde en azından maaşının iki katını alır. Asgari ücret her sene yüzde 7 artsa iki misline çıkar. Asgari ücret söz konusu olduğunda işverenin de halini düşünerek vergilerde de düşüş olması lazım. Devlet bunu karşılamalı. Çanakkale Köprüsü, Kanal İstanbul'a ihtiyaç yok. Sivas'a gittim, yıllardır kullandığımız binalar yıkılmış yenileri yapılmış, yazık israf bunlar. Bunlar hiç olmasın mı? Bütçemiz fazla gelmeye başlar o zaman bakarız. Benim kökenim devlette planlamacılıktan geliyor. Harcama yaparken en önemli olayı fizibilitesini yapmaktır."

CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI

Cumhurbaşkanlığı Sarayı şu anda bizim için israf olan bir yatırım. Bize hangi faydayı sağladı? Bunlar ne kadar kudretli demiyorlar ki, keşke deseler. O saray bize fazla gelir. Çankaya'ya evimizde yakın. Mütevazı bir yaşamı tercih ederiz. "

"ÜLKE GELİŞMİŞSE VERGİLER DÜŞER"

Ülkeniz gelişmişse vergiler düşer. Eğer Türkiye'de gelir dağılımında adalet olursa vergi düşer. İsraf ve yolsuzluk önemli.

"DEVR-İ SABIK GİBİ BİR NİYETİMİZ YOK"

Devr-i sabık gibi bir niyetimiz yok. Devlette bir yanlışlık varsa araştırılması elzemdir. Denetim şarttır. Denetimde iki müesse vardır, Sayıştay ve Devlet Denetleme Kurumu'dur. Kendimde denetleneceğim. Şehir hastaneleri, ekonomi raporları, iç göç gibi konularında çalışmalarımız var. Bir yerden başlamanız gerekiyorsa içeriye de dışarıya da güven vermelisiniz. Devlet öyle bir harcama yapıyor ki aklım almıyor, israfın bedelini bilmiyoruz ki.

"ZAMLARLA BU MESELE ÇÖZÜLMEZ"

Biz doğru oturalım, ülkenin kaynaklarını belirleyelim, bu kaynaklar nerede kullanıldı görelim. Elbette kaynak paketleri oluşturmak gerekir. Bir para var ama gelmekten korkuyor. Zamlarla bu mesele çözülmez"

Tarım kanunu der ki 34.5-35 milyon destek vermek gerek. Yoksa verim alamazsınız. Üretime dönük yatırımlarda değerlendirmek gerekir. Bizim yüklerimizden biri faizdir. IMF bir memlekete gelirken en düşük faizli borç verir. IMF sizin maliye politikaları verir. IMF ile masaya oturmayı düşünmüyorum. Onlara bağlı hale getirir. Kendimiz formül araştırmamız lazım.

"OHAL'İ KALDIRACAĞIZ"

OHAL'i kaldırmayı düşünüyoruz. OHAL kalktığı zaman terörle mücadeleyi daha iyi götürmeniz lazım."

Merkez Bankası bağımsız olmalı. 13 tane banka bunu yapıyor. Kısıtlama da meydana getirmişler. Ben bankacı değilim ama kaynakların kullanımı önemli. Yatırım yapılmazsa bu parayla uçuruma götürürsünüz. İlk sektör tarım ve hayvancılık sektörüdür. Biz miktar kıpırdayalım Türkiye'de tahmin edemeyeceğiniz kadar üretimde patlama yaşanır.

EĞİTİM SÜRECİ

400 bin öğretmen atama bekliyor. Bir senenin içinde çözüm getiremem. Değişmesi icap eden sistemlerden birisi Milli Eğitim sistemidir.

AB ÜYELİĞİ SÜRECİ

"Buna net bir cevap vereceğim. AB, AK Parti olarak medeniyet unsuru olarak yansıttılar bize. Biz sizinle ticaret, ortaklık yaparız. Kapılarında ilelebet duramayız. İmtiyazlı ortaklık yapabiliriz. İngiltere neden ayrıydı? Onların aralarında da tam bir bağ yok"

ABD ile Trump varken anlaşmak mümkün değil gibi. Çin ve Rusya'ya yaklaşmamız lazım"

İKİNCİ TUR AÇIKLAMASI

24 Haziran seçimi birinci tur için kesin bir şey söyleyemem. İkinci turda Erdoğan beni istemez. Ben olursam ben seçilirim çünkü.Sol kesimi çok farklı algıladık bu zamana kadar. Solcular bize oy verir.

Teröre bulaşmamış insanlarla irtibat kurmak zorundayız. Kürt meselesine dair çalışma yaptık. Afrin meselesi araya girdi. En önemli husus bu konuda ana dilde eğitim. Bu çok tabiidir"

Yüz Yılda Yapılanlar 15 Yılda Gitti
24.5.2018 00:42:36

Ak Parti iktidarının 15 yılda sattığı ülke değerlerini Özelleştirme İdaresi’nin rakamlarıyla ortaya koyan Genel Başkan Temel Karamollaoğlu,  “101 kuruluş, 10 liman, 90 elektrik santrali, 40 işletme, 11 sosyal tesis, 37 maden sahası,  3 bin 703 taşınmaz,  6 bin 808 kalem makine-teçhizat ve 155 adet isim hakkı… Ne buldularsa satmışlar. Bu satılanların İçlerinde Tüpraş, Petkim, Telekom gibi Türkiye’nin en karlı en, en stratejik kuruluşları var.  100 yılda yaptıklarımız 15 yılda gitti. Ne kadara? 60 milyar dolara… Peki, aynı 15 yılda faiz lobisine ödenen para ne kadar?  216 milyar dolar! 3.5 katı.  Özelleştirme bu memlekete bir fayda vermiyor.  Delik o kadar büyük ki açıkları bile kapatamıyor!” dedi.

Temel Karamollaoğlu, haftalık olağan basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Genel merkezde gerçekleştirilen toplantıda Karamollaoğlu, iktidarın politikalarını sert bir dille eleştirerek, bir an önce hatadan dönülmesi çağrısında bulundu.  Saadet Partisi olarak Anadolu’nun dört bir tarafını dolaşmaya devam ettiğini söyleyen Karamollaoğlu, geçtiğimiz hafta sonu ise Burdur, Isparta ve Afyon’da vatandaşlarla kucaklaştıklarını ifade etti. “Gitmediğimiz il, tutmadığımız el kalmayacak” diyen Karamollaoğlu,  “Çünkü artık hattı müdafaa yok sathı müdafaa vardır. O satıh ise bütün vatandır” dedi.

GÖZDEN ÇIKARILACAK BİRİ VARSA İKTİDARIN KENDİSİDİR

Satılacak 14 şeker fabrikasından birisinin de Burdur Şeker Fabrikası olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Burdur’un ayakta kalan, üretim yapan son tesisi. Gittik, gördük; bu fabrika Burdur’un nerdeyse her şeyi.  Bu özelleştirme bir fabrikayı satmak değil, Burdur’un can damarını kesmek manasına gelir. İktidar diyor ki; ‘Şeker fabrikaları ülkenin üzerinde yük. Zarar ediyorlar. O yüzden satıyoruz.’ ‘El insaf’ demekten kendimizi alamıyoruz. Hayır, bu ülkenin üzerindeki asıl yük uyguladığı yanlış politikalar yüzünden iktidarın kendisidir. Bunun herkes biliyor.  Milletin derdini değil, kendi siyasi rantını düşünen anlayıştır.  Siz 15 senede bu fabrikalara tek bir çivi çakmayacaksınız. Tek bir kuruş destekte bulunmayacaksınız.  Sonra da şeker fabrikaları zarar ediyor diyeceksiniz. Kabul edilir bir durum değil. Ayrıca zarar ediyor diye bir şey gözden çıkarılacaksa ilk gözden çıkarılması gereken bu iktidarın ta kendisidir.  Ak Parti’dir. Zannediyorum ki millet de bu gerçeği gördü.  Çünkü 15 yıldır ülkeye zarar ettiriyorlar.  Gözüken manzara artık iktidarın milletin üzerinde bir yük olduğunu gösteriyor.”

DELİK O KADAR BÜYÜK Kİ KAPANMIYOR!

Özelleştirme İdaresi’nin rakamlarıyla Ak Parti iktidarının 15 yılda sattığını gözler önüne seren Karamollaoğlu, “101 kuruluş, 10 liman, 90 elektrik santrali, 40 işletme, 11 sosyal tesis, 37 maden sahası,  3 bin 703 taşınmaz,  6 bin 808 kalem makine-teçhizat ve 155 adet isim hakkı… Ne buldularsa satmışlar. Bu satılanların İçlerinde Tüpraş, Petkim, Telekom gibi Türkiye’nin en karlı en, en stratejik kuruluşları var.  100 yılda yaptıklarımız 15 yılda gitti. Ne kadara? 60 milyar dolara… Peki, aynı 15 yılda faiz lobisine ödenen para ne kadar?  216 milyar dolar! 3.5 katı.  Özelleştirme bu memlekete bir fayda vermiyor.  Delik o kadar büyük ki açıkları bile kapatamıyor!” diye konuştu.

TARIM BAKANLIĞI NE İŞLE UĞRAŞTIĞI BELLİ OLMAYAN BİR BAKANLIK!

Çiftçi ve üreticinin perişan olduğunun altını çizen Karamollaoğlu,şöyle devam etti:  “Peki bu kadar şeyi sattılar da ülke düze mi çıktı! Tütün üreticisi zaten bitmişti. 300 bin çiftçi zarar gördü göç etti.  Şimdi pancar üreticisini tamamen bitiriyorlar. 500 bin çiftçi pancardan gelir sağlardı şuanda 125 bine düştü. Şimdi onu sıfırlamak istiyorlar.  Dün Patates üreticileri partimize ulaştı.  300 bin ton patates depolarda adeta çürümeyi bekliyor.  Niğde ve Nevşehir’de binlerce aile patates üretiminden ekmek yiyor.  Şimdi hepsi perişan.  Zorlukla üretiyor ama bu seferde ürettiğini satamıyor. Niye? Çünkü iktidarın bir üretim planlaması, bir Pazar stratejisi  yokta ondan. Tarım Bakanlığı ne işle uğraştığı belli olmayan bir bakanlık. Yeri geldiğinde bizim gibi o da şikayet ediyor. Ama yeri geldiğinde göğsüne madalya takmaktan da geri durmuyor.  Devletin çiftçisine sahip çıkması lazım. Devlet bunun için var. Üreticisini, çiftçisini korumak için, desteklemek için var.”

ÇÖZÜM ÇANAKKALE’YE KÖPRÜ DEĞİL, BÖLGEYE DESTEK VERMEKTİR

Başımızı nereye çevirsek bir üreticinin feryadını duyduğunu belirten Karamollaoğlu, “Mardin’de 40’ın üzerinde köyde elektrikler kesik.  Elektrik şirketi,  elektrik kullanım bedeli borcu nedeniyle kesinti uyguluyormuş.  Toprak için en önemli günler. Toprak çatlamış. Su istiyor. Sulama olmadığı zaman bütün çaba boşa gidecek.  Zaten zorda olan bölge ekonomisi tamamen dibe vuracak. Üretici üretemezse, ektiği tohumun semeresini alamazsa borcunu nasıl ödeyecek? Bunun çözümü gidip Çanakkale Boğazına köprü yapmak değil, gidip o bölgeye destek vermektir, su vermektir, elektrik vermektir. Zaten çiftçi kaderine terk edilmiş. Dünyanın en pahalı elektriğini, en pahalı tohumunu, en pahalı gübresini alıyor. Buna karşılık Hükümet kanunen zorunlu olarak vermesi gereken desteğin yarısını bile vermiyor.  Peki bu çiftçi  nasıl üretecek, Nasıl rekabet edecek, en önemlisi nasıl borcunu ödeyecek? Bu sorunu çözün. Bu feryada kulak verin. Vereceğiniz destek bir iktidar için lütuf değil zorunluluktur” diye konuştu.

GÖRÜYORSUNUZ... ANLATMAYA GEREK YOK... NEREDEN NEREYE…

Dünyada ilk kez tuvalet ücreti üzerinden bir ekonomi analizi yapıldığına şahit olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, ‘1 milyon ile 1lira’nın karşılaştırmasını şu şekilde yaptı: “ Bir zamanlar 1 milyon lira varmış. Sonra 6 sıfır atılmış, 1 milyon, 1 lira olmuş. Peki, sonra ne olmuş? O zamanlar 1 milyon lirayla 78 gram et alınabiliyormuş. Şimdi 1 lira ile 25 gram! 1 milyon lira ile 680 gram süt alınabiliyormuş. Şimdi 1 lira ile 259 gram! 1 milyon lira ile 203 gram peynir alınıyormuş, şimdi 1 lira ile 43 gram! 1 milyon lira ile 10 adet yumurta alınıyormuş, şimdi 1 lira ile 2 adet! 1 milyon lira ile 406 gram nohut alınıyormuş, şimdi 1 lira ile 79 gram! Görüyorsunuz... Anlatmaya gerek yok... Nereden nereye… Çay simit hesabı yaparak iktidara gelmişlerdi. Şimdi yaptıkları hesap gideceklerinin habercisidir.  Bu pilin bittiğinin göstergesidir. Hala parayı toprağa gömüyorlar.”

HA KEL HASAN HA HASAN KEL! BÖYLE MANTIK OLMAZ!

“Tiyatrolarla gündemi değiştiremezsiniz” diyen Karamollaoğlu, “Bugün konuşulması gereken, tuvaletlerin 1 lira olması değil, doların 4 liraya, Avro’nun 5 liraya, Benzinin 6 liraya çıkmasıdır. Dolarda yaşanan 1 kuruşluk artış Türkiye’nin dış borcunun 4,2 milyar lira atmasına sebep oluyor. Son 10 gündeki artışın Türkiye’ye maliyeti, sadece dış borçta; 42 milyar lira.  Son iki yılda Türk lirası dolar karşısında yüzde 87 değer kaybetmiş. Ama ilgili bakana bakarsak; ‘Türk lirası değer kaybetmiyormuş. Dolar değer kazanıyormuş’ Ha kel Hasan, ha Hasan kel...  Böyle mantık olmaz. Bu anlayış ile ülke ekonomisi düze çıkamaz. Türkiye’de 4 gençten biri işsiz. Resmen 3.5 milyon genç işsiz var.  Fiilen bu rakam aslında 5-6 milyon civarı. Üniversite mezunu işsizlerin sayısı 1 milyonu aşmış durumda” dedi.

HUKUKTA KÜME DÜŞTÜK AVM’DE ŞAMPİYONUZ!

Türkiye’nin AVM şampiyonu haline geldiğinin altını çizen Karamollaoğlu şöyle devam etti: “Hukukta, Adalette, yolsuzlukta, yoksullukta, sanayileşmede küme düşen Türkiye, ne hikmetse AVM’de dünya şampiyonu! Türkiye’deki toplam AVM sayısı ise 401. Ankara’da 39, İstanbul’da 114 AVM var. Esnaf ve Sanatkârlar odasının verilerine göre üç yıl içinde; Ankara’daki AVM sayısı 47’ye, İstanbul’daki 136’ya, Türkiye genelindeki 445’e çıkacak. Bunu niye söylüyorum; Eğer siz Türkiye’yi AVM’lerle donatacağınıza, fabrikalarla donatmayı seçseydiniz, tüketim ekonomisi yerine üretim ekonomisini tercih etseydiniz, örneğin şeker fabrikalarını haraç-mezaç satmak yerine destekleyip, teşvik etseydiniz; Bugün bu gençlerimize ‘iş yok kardeşim,  başınızın çaresine bakın’ demek zorunda kalmazdınız.”

MEDYA PADİŞAHINSA SOSYAL MEDYA BİZİMDİR

Doğan Medya Grubu’nun el değiştirmesine ilişkin de konuşan Karamollaoğlu şunları kaydetti: “Güncel tartışmalardan birisi de, medyadaki tekelleşme iddialarıdır.Bu satışın gerekçesi nedir?  Bu büyük alımın bir kamu bankasından sağlanacak kredi ile gerçekleştirileceği doğru mudur? Ama bu yaklaşım Türkiye’de medyanın üzerinde bir baskı amacı güdüyorsa hem medyaya hem de iktidara yazık olur. Ak Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında Türkiye, basın özgürlüğü sıralamasında 99’uncu sıradaydı.2017 yılına gelindiğinde 155’inci sıraya geriledi.  2018’de, bu satışla birlikte şüphesiz ki bu sıralama çok daha kötüleşecektir.  Eğer bu satış iddia edildiği gibi, iktidarın talimat ve baskısıyla gerçekleştiyse bize göre bunun tek bir anlamı vardır:  ‘AK Parti 2019 seçimleri öncesi en büyük yatırımını yapmış demektir!’Ama kimse bu tabloya bakarak ümidini kaybetmesin. Karamsarlığa düşmesin.  Medya padişahınsa, sosyal medya bizimdir. Hakikat, baskı ve ambargo ile gizlenemez.”

ÜMİT, AÇ TAVUĞUN İDEALİDİR!

Son günlerde medyada Fatih Erbakan’ın Akp-Mhp ittifakı’na dahil olacağı yönündeki bir soruya ise Karamollaoğlu, “Böyle bir yanlışa düşmezler diye ümit ediyorum. Ama herkesin iradesi var. Erbakan hocamız bu partinin genel başkanı olarak vefat etti. Ailesi de bunu dikkate alır diye düşünüyorum” dedi.  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Güneydoğu’da oylarımız katlanacak’ açıklamalarına da Karamollaoğlu şöyle cevap verdi: “Ümit aç tavuğun idealidir. Her zaman ümitvar olacaksınız. Ama bunu sık sık tekrarlamaları orda bir soru işaretinin olduğunu delildir diye düşünüyorum.”

Bakkal bile satılamayacak sürede fabrika satmaya çalışıyorlar
24.5.2018 00:41:15

Haftalık olağan basın toplantısında konuşan Saadet Lideri Karamollaoğlu, öğretmen performans değerlendirmesi uygulamasını eleştirdi. Hükümetin öğretmenin performansından önce kendi performansına bakması gerektiğini kaydeden Karamollaoğlu, “Eğitimde ki performans öğretmenin değil, hükümetin sınıfta kaldığını gösteriyor. Bunun kanıtı ise 15 yılda değiştirilen 6 bakan ile 16 defa değiştirilen eğitim sistemidir.” dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Hatay sınır karakoluna giden bazı sanatçılara çağrıda bulunan Karamollaoğlu, “İnşallah bu güzide sanatçılarımız aynı hassasiyeti şeker fabrikaları içinde gösterirler. İşçilerimizle beraber emek türküleri söylerler. Biz kendilerini davet ediyoruz. Sanatçılarımızı, işçimizin, emekçimizin, üreticimizin yanında da görmek istiyoruz. Hatay ziyaretleri askerimize nasıl moral olduysa, bir şeker fabrikası ziyareti de emekçilerimiz için moral kaynağı olacaktır. Hem böylece, “Külliye’nin değil Türkiye’nin sanatçısı” olduklarını gösterme imkânı bulmuş olurlar.” dedi.
 
Şeker fabrikalarının satışına yönelik teklif sürelerinin aceleye getirilmesi ile ilgili değerlendirmede bulunan Karamollaoğlu, bu durumun akıllara birçok soru işaretini getirdiğine dikkat çekti. Karamollaoğlu, “teklif vermek için tanınan süre sadece 35 gün. 35 günde sıradan bir mahalle bakkalını bile satamazsınız. Peki, siz Türkiye’nin can damarı 14 tane devasa fabrikayı nasıl satacaksınız! İstekliler bu fabrikaları sadece gezmeye kalksa bu süre yetmez. O zaman insanın aklına bin bir türlü şüphe geliyor. Acaba bu fabrikaların alıcıları şimdiden belli mi? İhaleler formaliteden mi yapılacak? Bütün bu sorular haklı olarak bizi de, milletimizi de endişelendiriyor. “ ifadelerin kullandı.
 
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisini genel merkezinde düzenlediği haftalık olağan basın toplantısında ülke ve dünya gündemine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. 
Emniyet teşkilatının 173’üncü kuruluş yıldönümü kutlayarak basın toplantısına başlayan Karamollaoğlu, “Çok zor şartlar altında, büyük fedakârlıklarla bu görevi yerine getirmeye çalışan polislerimizi yürekten tebrik ediyorum. Çalışmalarında başarılar diliyorum. Bu vesileyle görevi başında şehit düşen polislerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.” dedi
 
ADALET VE EMNİYET GİBİ KURUMLAR SIKINTI İÇİNDE
Adalet ve emniyet gibi bir ülkenin huzur ve güvenliğini önemli iki unsurunun bugün birçok sıkıntı ile boğuştuğuna değinen Karamollaoğlu, “2018 yılı başı itibariyle Adalet Bakanlığı’ndan ihraç edilen hâkim ve savcı sayısı 4 bin 118. Emniyetten ihraç edilen polis sayısı ise 23 bini geçti. Elbette suçlu olanlar varsa cezalarını çekmeli. Ancak FETÖ ile hiçbir alakası olmayan, haksız yere ihraç edildiğine inanan, binlerce polis var. Böylesine hassas kurumları sürekli tartışma konusu yapmak, sadece emniyet teşkilatının değil toplumun huzurunu bozar. “ diye konuştu.
 
HER 10 GÜNDE 1 POLİS İNTİHARA TEŞEBBÜS EDİYOR
Polislerin tüm sıkıntılı günlerde görevlerine fedakarlıkla yerine getirdiklerini ancak hak ettikleri maddi ve manevi imkanlardan yoksun olduklarına dikkat çeken Karamollaoğlu, şunları kaydetti: “Ek görevler sürelerinin bile dâhil edilmediği halde 240 saati aşan çalışma süreleri düzenlenmelidir. Gece-gündüz, bayram-seyran demeden çalışan polislerimizin 160 saati aşan her çalışması hak ve hukuk çerçevesinde ücretlendirilmeli, fazla mesai sorunu ortadan kaldırılmalıdır. Canlarını ortaya koyan polislerin emeklilik sonrası maaşlarının yarıya düşmesi ve katsayı başta olmak üzere özlük hakları ile ilgili sorunlar düzeltilmelidir. 
Bunların dışında birde polisler, haksız muamelelere maruz kalıyor. Görevini yapan polislere, ‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun’, ‘Sen beni nasıl durduruyorsun gibi tehdit ve baskılara maruz kalıyorlar ki bu tür örnekler son dönemde çok sık yaşanmaya başladı. Böyle bir durumda yöneticilere düşen görev polisi ezme, psikolojilerini bozmak değil, bu sorunları ortadan kaldırmaktır. Böyle olması gerekirken peki sonuç ne? Maalesef her 10 günde 1 polis intihara teşebbüs etmektedir.”
 
BU UYGULAMA KAOSA NEDEN OLUR
Sıkıntılar ile karşı karşıya kalan diğer bir alanında eğitim olduğunu belirten Karamollaoğlu, hükümetin getirdiği ‘öğretmen performans değerlendirme’ uygulamasını eleştirdi. 12 ilde pilot olarak uygulamaya konulan ve tüm ülkeye yayılması planlanan bu uygulamanın hiçbir mantıklı ve tutarlı yanı olmadığının altını çizen Karamollaoğlu, “Uygulamaya göre; öğretmen nasıl öğrenciye not veriyorsa, öğrenci de öğretmene öyle not verecekmiş. Öncelikle böyle bir uygulama öğretmenin öğrenci üzerindeki saygınlığını ortadan kaldırır. Ayrıca bu uygulama hangi sistemle nasıl değerlendirilecek? Buda bir merak konusu. Gerçi onlar alışmışlar her şeyi elektronik ortama havale etmeye ve bunu da öyle yapabilirler. Ancak buradan uyarıyoruz! Siz bir öğretmenin vasfını dijital ortamda değerlendirmeye kalkarsanız bu bir kaosa neden olur.
 
Çünkü öğrenciler böyle bir karar verirken öğretmenin performansına değil, kendi isteklerine uyup uymadığına bakar. Biraz otoriter olan, ciddi olan, öğrenciye bir şeyler verebilmek için yeri geldiğinde disiplin sağlamaya çalışan bir öğretmen, öğrenciler tarafından genelde pek sevilmez. Kendilerin rahat bırakan, yüksek not veren bir öğretmeni severler. Böyle bir durumda sağlıklı verilere kavuşmayı düşünmek mantıksızlıktır.” şeklinde konuştu.
 
HÜKÜMET KENDİ PERFORMANSINA BAKSIN
Hükümetin öğretmen performanslarını değerlendirmek yerine kendi performansları ile ilgilenmesi gerektiğini belirten Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Eğitimde ki performans öğretmenin değil, hükümetin sınıfta kaldığını gösteriyor. Bunun kanıtı ise 15 yılda değiştirilen 6 bakan ile 16 defa değiştirilen eğitim sistemidir. Bakın, Nurettin Topçu’nun güzel bir ifadesi var. Der ki, ‘Eğitim sistemimizin iki önemli eksiği vardır. Birincisi eğitimsizlik, ikincisi ise sistemsizlik’ bugün ki durumda aynen bu şekilde. Çünkü yanlış politikalar eğitimi de, sistemi de çökertti. Bu yanlış yüksek öğretim politikaları yüzünden 442 bin öğretmen atanamadığı için açıkta ve araştırmalara göre bu sayı 2023 yılında 1 milyonu geçecek. Planın, düzenin, sistemin, öngörünün olmadığı yerde böyle sorunlar bitmez aksine büyür.”
 
VAY HALİMİZE!
“Plansızlık, öngörüsüzlük demişken bir örnek vereyim” diyerek konuşmasına devam eden Karamollaoğlu, “Elimizde AK Parti iktidarının, 2013 yılında hazırlayıp TBMM’ye sunduğu10’uncu 5 yıllık kalkınma planı var. Bu planda; 2018 yılında Dolar’ın 1.97 lira olacağı öngörülmüş. Peki, şu an dolar kaç lira? 4 lira! Fazla söze gerek yok. Eğer iktidarın bütün öngörüleri dolardaki gibiyse vay halimize. Allah hepimizin yardımcısı olsun.” ifadelerini kullandı.
 
35 GÜNDE BAKKAL DÜKKANI SATILMAZ KOCA FABRİKAYI NASIL SATACAKSINIZ
Gündemin önemli maddelerinden olan şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili de konuşan Karamollaoğlu, fabrikalar ile ilgili verilen teklif sürelerin adeta aceleye getiriliyor olmasını tuhaf bulduğunu kaydederek bu durumun akıllara birçok soru işaretini getirdiğine dikkat çekti. 
 
Karamollaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bor şeker fabrikası, Çorum Şeker Fabrikası, Yozgat Şeker Fabrikası ve Kırşehir Şeker Fabrikası için teklif verme süresi 3 Nisan itibariyle yani dün doldu. Erzurum, Erzincan, Kastamonu, Turhal ve Ilgın şeker fabrikaları için son teklif verme süresi ise bu ayın 11’inde sona eriyor. Afyon, Burdur, Muş, Elbistan ve Alpullu şeker fabrikaları için son tarihte 18 Nisan. Bu tarihleri niye hatırlatıyorum; Ortada çok ciddi bir tuhaflık var da ondan. Hatırlanacağı gibi 14 şeker fabrikasının satışına ilişkin duyuru 21 Şubat 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmıştı. İhale şartnamelerinin taliplilere veriliş tarihi ise 26 Şubat idi. 
 
Yani, ilk dört fabrikayı baz alırsak, teklif vermek için tanınan süre sadece 35 gün. 35 günde sıradan bir mahalle bakkalını bile satamazsınız. Peki, siz Türkiye’nin can damarı 14 tane devasa fabrikayı nasıl satacaksınız! İstekliler bu fabrikaları sadece gezmeye kalksa bu süre yetmez. O zaman insanın aklına bin bir türlü şüphe geliyor. Acaba bu fabrikaların alıcıları şimdiden belli mi? İhaleler formaliteden mi yapılacak? Bütün bu sorular haklı olarak bizi de, milletimizi de endişelendiriyor. “
 
SANATÇILARI EMEKÇİLERLE BERABER EMEK TÜRKÜLERİ SÖYLEMEYE DAVET EDİYORUZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davetlisi olarak Hatay sınır karakoluna giden sanatçıların gösterdiği hassasiyete teşekkür eden Karamollaoğlu, o sanatçılara bir çağrıda da bulundu. Karamollaoğlu, çağrısında, “İnşallah bu güzide sanatçılarımız aynı hassasiyeti şeker fabrikaları içinde gösterirler. İşçilerimizle beraber emek türküleri söylerler. Biz kendilerini davet ediyoruz. Sanatçılarımızı, işçimizin, emekçimizin, üreticimizin yanında da görmek istiyoruz. Hatay ziyaretleri askerimize nasıl moral olduysa, bir şeker fabrikası ziyareti de emekçilerimiz için moral kaynağı olacaktır. Hem böylece, “Külliye’nin değil Türkiye’nin sanatçısı” olduklarını gösterme imkânı bulmuş olurlar.” ifadelerini kullandı.
 
İSRAİL, İNSANLIK İÇİN BİR TEHDİTTİR
Geçtiğimiz günlerde Gazze’de ‘Toprak Günü’ gösterileri esnasında İsrail askerlerinin saldırıları sonucu şehit olan 17 Filistinliye rahmet, yaralılara ise acil şifalar dileyen Karamollaoğlu, İsrail’in sadece Ortadoğu için değil, bütün bir dünya ve insanlık için tehdit olduğuna dikkat çekti. Karamollaoğlu, İsrail’in bu zulmüne dur denilmediği müddetçe, Filistin halkının başkenti Kudüs olan özgür ve bağımsız bir devlete kavuşmadığı sürece, bölgede barış taleplerinin oyalama ve kandırmacadan öteye geçmeyeceğini de sözlerine ekledi. 
 
İSLAM ÜLKELERİNİN BİRLİĞİ İSRAİL’İ DURDURUR
İslam ülkelerinin içine düştüğü kaos ve istikrarsızlığının, İsrail’i daha da pervasızlaştırdığına ve Filistin’de yaşanan zulmün ve dramın devam etmesinde önemli bir sebep olduğunun altını çizen Karamollaoğlu, başta Türkiye olmak üzere tüm İslam alemine şu çağrıda bulundu: “Kendi iç çekişmelerimizle boğuşmaktan İsrail’in ve emperyalizmin entrikalarına karşı politika üretemedik. Cılız açıklamalarla, kınamalarla yetiniliyor. Ak Parti hükümetinin açıklamaları milletin hoşuna gidiyor ancak yaşanan zulmün son bulmasına çare olmuyor. ‘One minute’ dendi ve bu bütün İslam âleminin övgüsünü kazandı. Ancak geçti gitti. Adı üstünde ‘one minute’ bir dakika doldu geçti. Ondan sonra milyonlarca ‘one minute’ geçti, İsrail’in zulmü de milyonlarca kere arttı. 
Ne yazık ki hükümet İsrail’i dili ile kınarken, fiiliyatta en büyük desteği verdi.  Lafla peynir gemisi yürümez. Herkes bilmeli ki, İsrail, laftan değil ancak güçten anlar. Hamasi söylemler ile değil sonuç getirecek yaptırımlar uygulanmalıdır. Buda ancak İslam aleminde yaşanacak sağlam bir birliktelik sonucu ortaya konacak politikalar ile olur.”
 
KAALE BİLE ALMIYORUZ
Basın toplantısının sonunda ise sosyal medyada troller tarafından kendilerine ve partilerine yönelik seviyesiz paylaşımlar ile ilgili konuşan Karamollaoğlu, böyle şeyleri kaale bile almadıklarını belirterek, “Biz ortaya koyduğumuz bütün iddiaların arkasındayız. İnandığımız doğruları da her fırsat ve platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Biz uyarılarımızı yapmaya devam edeceğiz. Sosyal medyada ki bazı utanmaz kişilerin arkalarına bazı çevrelerin desteğini alarak bize saldırması da bizi asla yolumuzdan döndüremez.” dedi.

Temel Karamollaoğlu rakiplerini geride bıraktı
24.5.2018 00:38:03

Sosyal medyanın gözdesi saadet lideri Karamollaoğlu’nun paylaşımları milyonlara ulaşıyor… Saadet Partisi Cumhurbaşkanı Adayı Karamollaoğlu, akıllara ve gönüllere dokunan paylaşımları ve çıkışlarıyla rakiplerini geride bıraktı! ‘Yakarsa dünyayı garipler yakar’, şeker fabrikalarının satışında paylaştığı Kızılderili atasözü ve ‘Medya padişahınsa sosyal medya bizimdir’ çıkışları Karamollaoğlu’nu Nisan ve Mayıs ayının en iyi çıkış yapan lideri durumuna getirdi.

Son dönemlerin en iyi çıkış yapan lideri Saadet Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Temel Karamollaoğlu, sosyal medyanın da gözdesi haline geldi! Paylaşım ve açıklamalarıyla özellikle de ‘Medya padişahınsa sosyal medya bizimdir’ çıkışıyla kamuoyunda giderek yükselen bir trend yakalayan cumhurbaşkanı adayı Karamollaoğlu, sosyal medya hesaplarıyla en çok izlenen TV kanallarını bile geride bırakıyor.  

Paylaşımlarıyla hem akıllara hem de gönüllere dokunan Karamollaoğlu, yıldızını iyice parlatırken, kamuoyu tarafından da ‘Bilge Başkan’ unvanına layık görüldü. Nisan-Mayıs ayı içerisinde takipçileri yüz binleri aşan Karamollaoğlu’nun paylaşımları ise milyonlarca kişi tarafından paylaşılıyor, beğeniliyor.

PAYLAŞIMLARI YÜZ BİNLERCE BEĞENİ, YORUM ALIYOR
Günlük ortalama 5 binin üzerinde takipçi sayısını artıran Karamollaoğlu’nun kısa sürede milyonluk takipçili listesine gireceği tahmin ediliyor. Gönüllere dokunan paylaşımlarıyla yüz binlerce beğeni ve yorum alan Karamollaoğlu’nun en dikkat çeken paylaşımları ise şöyle: “Bu vesile ile ülkemizde ve dünyada yaşanan haksızlıklara, zulümlere, baskı ve tahakküme Müslüm Gürses’in bir ifadesiyle seslenmek istiyorum, “Yakarsa dünyayı garipler yakar!” #MüslümGürses”, “Medya padişahınsa sosyal medya bizimdir” ve “Bir Kızılderili deyişiyle bu arkadaşlara seslenmek istiyorum, ‘Son fabrika satıldığında, son üretici toprağını terk ettiğinde, beyaz AK Partili adam beton ve asfaltın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”

Kaynak:Milli Gazete

BASINDAN

TÜMÜNÜ GÖR

FACEBOOK

FOTO GALERİ

Tümünü Gör